Hayata Teğet Miyiz?
Canlılığının
da hiçbir zaman olamayacağını gördüğümüz gibi.
Sonra
anlamaya başladığımız kimi şeyler gibi...
Yalnızlığı,
yaşamayı, ölümü bir nebze daha iyi görmeye başladığımız gibi,
Nitekim
Toptaş'ta çoktan anlamış asıl cümlenin ne olması gerektiğini,
Yaşayan
insanlar değil, "Henüz ölmemiş
ölüleriz" diyerek,
Şuramızdaki
düğüme bir çözüm yolu bulmuş.
Varımız,
yoğumuz yok,
Olmamış,
olamamışımız yok.
Gözlerimizdeki
bir damla belki en hakiki varlığımız.
Belki
de içimizdeki baharın esintisi sahtelikle hakikati birbirinden ayıran.
Açık
havada vapurda giderken yaşlı bir adamın gözlerinden süzülen yaştır,
En
büyük derdimiz, ortak olan derdimiz.
Bir
türküdür tüm nağmeleriyle,
Tüm
hasretiyle, hüznüyle,
Bu
çağın hüznünü de yaşamış olmasıyla.
Bir
denizdir tüm maviliğiyle....
Bir
çocuktur en toyluğuyla,
Henüz
hiçbir şey bilmiyor oluşuyla.
Sonraki, hayata her şeyiyle tutunmamızı sağlayan,
Ve
bir iç huzuru oluşturan üç şeyden oluşandır insan.
İnanç,
iman ve umuttur neticesinde.
İçinde var olmuş olan ve her daim olacak
olan.

Yorumlar
Yorum Gönder