MAVERA

  Güneşi cebinizden çıkarıp, elinize alıp doya doya baktığınızda daha yaşanılır oluyor sanki hayat. Nükleer savaşlar, siyasiler,sınırlar ve daha nice sayamadıklarım, bir olgu içerisinde yaşanıp dururken sen yaşanmayanı arıyorsun. Kendince güzel şeyler okuyor, yüreğini taze tutuyorsun. Yol çekiyor canın.Güneşini elinde tutarak, yağmuru, bulutu arıyorsun. Doğayı özlüyor ve ona özeniyorsun.
  Herkesin karşısına çıkabilme cesaretini gösterebileceğin bir zaman dilimi geliyor sonra. "Evet, tamam ya!" diyorsun. Sonra, "İşim olmaz. Yolun, yönündür." diyip, "Boşver." diyorsun. Kendin ol, kendin gibi ol. Başkasına yön ol diyorsun.
   Kırılganlığında da sensin, dimdik duruşunda da.
   İçine dön.
   Az'la yaşamayı öğren.
   Doğaya dön ve ondan ilham al.
   Mihrimah'ın özlemini içinde taşı, Kudüs'e gidebilmeyi umutla bekle.
   Medine'yi,Bosna'yı, Fas'ı umuduna yoldaş eyle...
   Babaanneni, yüreğinde bahar çiçeği tazeliğinde tut.
   Daha çok dinle, daha az konuş. Sessizliğin, ses olsun anlamak isteyene.
   Güzel bak, güzel gör.

*Kimseye kendini göstermek zorunda değilsin. Kimseyle yarışmak zorunda değilsin. Elindeki fidanı dik, gönlündeki tohumu toprağa göm. Senin eylemin bu: Erdemli Keder. 
Dünyada çok acı var ve sen geçip gidemiyorsun. Bir el seni çiçekleri diriltmeye zorluyor. Onların direncini, senin direncine bağlayan bir yol var. Yok, sen usulca yürü, koşma. Fısılda ama bağırma.Kederin garibi ol sen.




* Kemal Sayar- Serbestiyet / Şubat-2018

Yorumlar

Popüler Yayınlar