Dağların Dorukları

 bugün içimde bir yerlere dokunan, bir alıntı ve şarkıya denk geldim. bazen bir yazı ve bir müzik yeter gözlerinize resimlerden bir hatıra yerleşmesine.

yarına kendime ödül verdim. aşağıdaki alıntının yerini bulacağı bir konferans ve day day. tek başıma hayata karışmayı seviyorum. hayatta rast geldiklerimi düşünmeyi, bir sözü anlamlandırmayı, dertlerimizi düşünmeyi, dağların yeşilini, kahvesini düşünmeyi ve özlem duymayı, bir şarkıya dalıp, kendimi bulmayı, yazın araba ile ikindi vakti yol kenarında durup, yeni çıkan nektarinleri ve sert armutları hayal etmeyi, yollarda, en iyi kuru fasülyeyi tırcıların yediğini, boş boş bir bankta oturmayı, ayaklarımı çıkarıp, toplayarak kitap okumayı, sonra yanımda, içinde karmaşa telaşı olan bir sırt çantasını, semaveri ve onun geceye karışan kor rengini seviyorum. hayatta çok değerli şeyler var. daha binlerce sayamadığım olgu, durum, hal ve yaşayış var. 

ve tam bu satırları yazarken, hayatımın en değerli olacak bir gününe bir şarkı saklıyorum 2008 den beri; tam o çalıyor şu an, olur olmaz yerde gözlerime tomurcuklar bırakıyor, şimdi de dokundu ve gitti. yukarıdaki yazdıklarıma göz kırpıyor sanki. bunun değerini beni en iyi anlayan, en yakın arkadaşım, kardeşim bilir. benim ile beraber hüzünlenir o da. susarız ama anlarız birbirimizi. 

bugünlük bu kadar.

alıntı : "aslında savaş alanları ve gelincikler yüzyıllardır yakın dosttur: tarla gelincikleri hem karışmış hem de altüst olmuş toprakta yetişir."

ezgi: basiani ensemble - veengara (tomurcuklar bırakan eser bu değil, yazıya bir hediye sadece )




Yorumlar

Popüler Yayınlar