Huzmeli Güneş'e ve Başçeşme'ye

bugün ağaçların, koca çınarların arasından süzülüp de gelen ve çehremize değen güneşe hamd olsun. o bahçeyi şenliğe çeviren, bana kasabamın bağlarında hissini veren Şehzade'ye de her zaman gönül borcum olacağını ve beni her zaman dinleyeceğini bilerek yazıyorum bu hoş anıyı.

bugün aslında bu satırları yazmak aklımda varken, Şehzade'yi bu konuşmaya dahil etmek aklımda yoktu. hayat bana ansızın, sadece 1 saatliğine, hiç beklemeden, o bahçede, o anı yaşamama müsaade etti. nedeni ne idi, yolumun o gün, uğramayacağı bir yere, sanki bir amaç için gönderilmiştim. o bahçeye ve Şehzade'ye... yazarken bile şad oldum. yazımın girişini güzele verdikten sonra asıl yazacaklarımı da ekleyeyim.

geçen uzun zamandır karşılaştığım, bana çok dokunan bir içerikle karşılaştım. 

      "Ne gidebildim diyordu, ne kalabildim."

öyleydi...

sonra yine aynı konu içinde "Birsen ve Balıkesir"e bağlıyordu. benim belki de en sevdiğim ve beni en iyi anlatan şarkılardan birine. baş çeşme bilir diyor.

benim hep dönüp dönüp baktığım, anlatmaktan bıkmadığım, içimde en güzel yere sahip olan o köy evi ve başçeşme. çoçukluğum ve gençliğim. tüm hayallerimin şenliği, beni ben yapan mihenk taşlarından biri.

sizlerin de belki başçeşmeleri vardır diye yazıyorum bu satırları.

durup durup döndüğüm, uzaklaştığım ama hiç kopmadığım, bir gün ve her gün döneceğimi bildiğim başçeşme. ailemizi onun etrafında topladığımızda, tüm bu yaşımıza kadar geçirdiğimiz ve bugüne değer dediğimiz şeyleri dinleyecek başçeşme. gidenleri, kalanları, eksilenleri, unutulmayanları ve kendini anlatacağımız başçeşme. ve son...



Yorumlar

Popüler Yayınlar