Savunduklarımız
insanların tavırlarındaki tuhaflıklar… selamlarının bile mecburiyetten ve içi boş olması… cümlelerindeki üslupsuzluklar… niceleri yaşandı, yaşanıyor. anlam verme çabasına bile girmek istemiyorum ama sınırlarımızı bilmek gerektiğini hep savunurum, yine savunacağım.
bu ortamda bu şekilde olan insanlar, kendi asıl aile hayatlarında nasıllar diye bir kere daha sorgulattı.
davranışlarımızdaki gibi yaşarız, yaşadıklarımız gibi söz ederiz ve konuşuruz. işin özü bu belki de. üslubu da bu haliyle öğreniriz.

Yorumlar
Yorum Gönder