Muharebe mi Alışamadıkların mı?
canın, başını cama dayayarak gittiğin yağmurlu bir yol çekiyor. arkada küsüb getdi çalan. sonra bir yere varıyorsun, rastgele bir yere. bir soba var, ellerin soğuktan donmuş.ilaç gibi geliyor, botları kenara bırakıp ayaklarını çıkarıyorsun, ayaklar da bayram ediyor. bir türlü alışamadın arabaların klimasına, sevemiyorsun, o sıcaklık anlamındaki ısıtmayı vermiyor sana. onu alamadığın gibi midende meydan muharebesi yaşatıyor ek olarak.şansınız var ise bir yerden mis kokulu , fırından taze çıkmış ekmek geliyor. ekmeğe zaafınız var bunu size değer verenler iyi bilir.
sonra ramazan’a günler kala, içini bahar tazeliği kaplıyor. her şeyi bir kenara bırakıyorsun bu güzelliği hoş karşılamak için. sonra şehzade’de süleymaniye’de yapacağın iftarlar ve sahurları hayal ediyorsun. sonra gelecek ardıllı güzel günleri. ramazan’ın çoşkusunu bir köy kasabasında, bir meydan tatlıcısında açmak için izin kovalıyorsun, bulunca hemen alıp gideceksin hafta içi.bilmediğin insanlarla bir köy kasabasında. sonra tam o noktada aklından çıkmayan Kudüs geliyor gözlerinin önüne. o canım güzellik. ramazan’ı ayrı güzel olan güzellik. ona da bu dönemde gitme fırsatı arıyorsun, bir yolunu buldun gitmenin. her şeye rağmen.

Yorumlar
Yorum Gönder