Şükür Sebebi
gönülden inandığımız her şeye şükürler olsun. bize bu hayatta hep bitti dediğimiz noktalarda, hala elimizden tutma imkanı sunuyor. hayalini kurduğun en küçük incelikler bile ellerinden kaymıyor, nasıl oluyorsa dönüp dolaşıp hala ellerinde ve yüreğinde olduğunu görüyorsun. gözlerini dolduruyor ve şükür sebebi oluyor. bir yazıya tav oluyorsun, bir göze, bir kirpikteki damlaya, bir çocuğun upuzun saçlarına... bu sayede yüreğini tazeliyorsun, güzel anılar topluyorsun, sokak aralarında, köşe başlarında yakaladığın hikayeler ile...tüm boşluklarımız dolmuyor belki, dolmayacakta, bugün büşra'nın yazısını okuduğumda daha da iyi anladım bu boşluk hissini... arkasına da aşağıdaki müziği ekledim kafadan, çok yakıştılar birbirlerine... sonrasında bu satırlar döküldü istemsiz.
büşra aşağıdaki satırları yazmıştı yazısında. bugün büşra, yıllar önce ben yine benzer satırlarla birbirimize uzanmışız, bu mesele dokunmuş o yüzden bugün tekrardan. bu sayede insanlığın yaş alışını düşünmeme vesile oluyor. uzanan ovalara göz kırpan, bir yerlerden geçen, hisseden ve yaşayıp, yaş alan, yorgun olan insanları düşünüyorum. dertlerimizi düşünüyorum. kimi zaman yaz sıcağında bir zeytin ağacında, kimi zaman bir söğüdün altında buluyorum kendimi bu düşünceler, bu yazı ve bu şarkı ile...
ve bazen de hayat bana öyle geliyor ki mardin'in o güzel evlerine tırmanıp, çatılarından bakıp da doyamadığım gün doğumu ve mezopotamya gibi derinlik ve ufuk sunuyor. buradan geçenlere , geçmekte olanlara, yaşamış ve akan zamana...
büşra'nın yazısı ;
"... bir dertleri oluyor kendilerine ve dünyaya dair, yaşama, yüzyıllardır yaşadığımız bu ortak kadere dair kendilerinden daha büyük bir dertleri oluyor, ellerindeki enstrümanı çalmaktan da öte bir dert bu. o eylemi daha etkili kılıyor dert. ortak bir acıyı anlamak belki bunun adı, ortak bir duyguyu paylaşmak..."

Yorumlar
Yorum Gönder